mehmet civan tarafından yazılan gönderiler

    Japonya 12’nci Soryu sınıfı denizaltısını hizmete aldı

    Fransız Naval Group yeni SMX 31 E denizaltı konseptini tanıttı

    Japonya, 12 adet Soryu sınıfı saldırı denizaltısının sonuncusu olan JS Toryu’yu hizmete aldı.

    Japon Deniz Öz Savunma Kuvvetleri (JMSDF), Japonya’nın batısındaki Hyogo Eyaletinde düzenlenen bir törenle 12. ve son Soryu sınıfı dizel-elektrikli saldırı denizaltısını (SSK) hizmete aldı. JS Toryu adlı (SS 512 flama numarasıyla) 84 m uzunluğundaki denizaltı, gemi yapımcısı Kawasaki Heavy Industries’in (KHI) Kobe’deki tesisi tarafından teslim edildikten kısa bir süre sonra, Kanagawa Eyaleti’ndeki Yokosuka deniz üssünde bulunan Escort Flotilla 2 filosunun Escort Division 6 bölüğüne alındı.

    JS Toryu, KHI tarafından inşa edilen 6 adet Soryu sınıfı denizaltının sonuncusudur. Soryu sınıfının diğer yarısı Mitsubishi Heavy Industries (MHI) tarafından inşa edilmiştir. Aynı zamanda, bu sınıfın lityum iyon pillerle donatılan ikinci denizaltısı olan Toryu’nun Ocak 2017’de yapımına başlanmış ve Kasım 2019’da denize indirilmiştir.

    1459075586215.jpg

    Bir JMSDF sözcüsü yaptığı açıklamada, denizaltının toplam tedarik maliyetinin yaklaşık 69 milyar Japon Yeni (635 milyon Dolar) olduğunu söyledi. Hizmete alma, Kyoto merkezli pil sistemleri geliştiricisi ve üreticisi olan GS Yuasa’nın Şubat 2017’de Japonya’nın SSK’ları kurşun-asit piller yerine lityum iyon pillerle donatan ilk ülke olacağını açıklamasından sonra geldi. Sınıfın önceki denizaltılarına iki Kawasaki 12V 25/25 dizel jeneratör ve dört Kawasaki Kockums V4-275R Stirling havadan bağımsız tahrikli (AIP) motor takıldı ve enerji depolaması için kurşun-asit piller kullanıldı. Ayrıca Janes’e göre, Soryu sınıfı 9,1 m’lik kemere; 8,4 m’lik gövde draftına ve su üstüne çıktığında 2.947 ton ve su altına indiğinde 4.100 tonluk bir deplasmana sahip.

    Soryu deniza


    kaynak:defenceturk/Yunus Kutlu Yavuz

    ABD yeni genel maksat helikopteri DEFIANT X için sözleşme imzaladı

    ABD Ordusunun yeni genel maksat helikopteri: DEFIANT X

    ABD Ordusu FLRAA kapsamında yeni genel maksat helikopteri DEFIANT X için sözleşme imzaladı.

    Boeing Defence, 2 Nisan 2021 tarihinde Twitter hesabından yaptığı paylaşımla ABD Ordusu ile genel maksat helikopteri DEFIANT X için sözleşme imzaladığını duyurdu. Boeing Defence, DEFIANT X helikopterinin geliştirmesinde görev alacak.

    Paylaşımda, “Geleceğin Uzun Menzilli Döner Kanatlı Taarruz Hava Taşıtı (FLRAA) konseptini tasarlamaya ve geliştirmeye devam ediyoruz.” ifadelerinde bulunuldu. Ayrıca, “ABD Ordusu askerlerine hız ve manevra kabiliyeti sunmaya hazırız.” söylemleri de eklendi. defiant-x-hangar_960x6001.jpgDEFIANT X (Görsel: Boeing)

    DEFIANT X adı verilen helikopter gelişmiş hız, manevra ve beka kabiliyetine sahip genel maksat helikopteri olacak. Black Hawk helikopterlerinin yerini alması için DEFIANT X helikopteri, ilk uçuşunu 2019 yılında gerçekleştiren SB-1 DEFIANT helikopteri temel alınarak geliştiriliyor.

    Boeing Defence’e göre, bu sayede üslerde yeni hangarlar inşa edilmeden Black Hawk helikopterlerinin hangarları kullanılabilecek. DEFIANT X’in Black Hawk ile kıyaslandığında iki kat daha fazla menzil ve hıza sahip olması hedefleniyor. Henüz üretim aşamasına geçmeyen DEFIANT X şu anda sanal ortamlarda testlere tabi tutuluyor.

    DEFIANT X, yeni geliştirilen rotor sistemi ve itici pervanesi sayesinde, düşük hızlarda ilerleyebilecek. Aynı zamanda Sikorsky X2 Technology sayesinde çok yüksek hızlarda da çalışabilecek. Bu yetenek sayesinde hava savunma sistemlerinin bulunduğu ortamlarda artırılmış manevra ile beka kabiliyeti sayesinde düşman ateşine maruz kalma riskini azaltırken ileri hatlarda operasyonların yapılmasına olanak sağlayacak.

    SB-1 DEFIANT ile karşılaştırıldığında DEFIANT X, gövde aerodinamiği iyileştirilmiş bir yapıya ve termal izini azaltmak için yapılan geliştirmelere sahip olacak. DEFIANT X, geliştiricisi Boeing Defence’e göre 2035 yılı ve sonrasında ordunun tehditlere müdahalesi konusunda devrim yaratacak. Sikorsky-Boeing SB-1 Defiant / ABD FLRAASikorsky-Boeing SB-1 Defiant / FLRAA


    kaynak:defenceturk/Süleyman Kaplan

    KA-BANT millî uydu haberleşme sistemi için ilk toplantı gerçekleştirildi


    KA-BANT millî uydu haberleşme sistemi için ilk toplantı gerçekleştirildi

    Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı, TÜRKSAT ve ASELSAN yetkililerinin katılımı ile KA-Bant Milli Uydu Haberleşme HUB Sistemi ve Modem Geliştirilmesi Projesi Başlangıç Toplantısı gerçekleştirildi.

    Ka-Bant Milli Uydu Haberleşme HUB Sistemi ve Modem Geliştirilmesi Projesi kapsamında, Ka-Bant frekans bandında uydu haberleşme amacıyla kullanılacak modemler ve HUB sistemi donanımları ile özgün dalga şekli geliştirilecek, ayrıca yüz elli modem ile iki adet HUB sistem teslimatı gerçekleştirilecek.

    ASELSAN tarafından geliştirilecek millî HUB sistemi TÜRKSAT’ın uydu merkezine kurulacak, internet ve veri hizmetlerinin verileceği kullanıcı tarafında ise yine proje kapsamında ASELSAN tarafından geliştirilecek modemler kullanılacak. Kurulacak bu altyapı ile kullanıcılara uydu üzerinden haberleşme hizmeti millî imkânlar ile sunulacak.

    Mevcut durumda hizmette olan Türksat 4A uydusu, üzerinde bulunan görev yükü ile Ka-Bant erişim hizmetini veriyor. Bu yıl fırlatılan TÜRKSAT 5A ve bu yılın ikinci yarısında fırlatılması planlanan TÜRKSAT 5B uyduları ile Ka-Bant bant genişliğinin on beş kat artması bekleniyor.

    Artacak bant arzı ile TÜRKSAT, uydu üzerinden internet hizmetini kurumsal ve kamusal alandaki müşterilerine ilave olarak ev kullanıcılarına da sunmayı hedefliyor. Dolayısı ile proje kapsamında geliştirilecek ASELSAN üretimi uydu modemlerinin hepimizin evine girme potansiyeli de bulunuyor. Turksat-5A.jpegTürksat 5A Uydusu

    Milli Haberleşme HUB Sistemi

    Uydu haberleşme sistemi bir veya daha fazla uydu üzerinden haberleşme hatlarını/linklerini içerir. Bu linklerin her biri bir çift yer istasyonu ve bir uydudan oluşmaktadır. Bu linklerin her biri, sinyali uyduya gönderen verici yer istasyonu ve bu sinyali uydudan alan alıcı yer istasyonu ile uygun frekans ve güce sahip bir uydu sisteminden oluşmaktadır.

    Günümüzde kullanılan uydu haberleşme sistemlerinden biri de VSAT (Very Small Aperture Terminal) sistemidir. VSAT küçük çap sınıfında giren 0.7-2.4 m çaplı antenlerin kullanıldığı uydu yer istasyonunun genel adıdır.

    VSAT sistemi merkez yer istasyonuyla (HUB İstasyonu olarak bilinir, TÜRSKAT’ın Gölbaşı tesisi örnektir.) fiziksel anlamda birbirine uzak noktalar arasında çift yönlü uydu iletişimi sağlar. Sistem sayesinde birbirine uzak noktalar arasında ses, veri, video konferans, internet ve intranet hizmeti sağlanır. VSAT Sistemi ŞemasıVSAT Sistemi (Görsel kaynağı: TÜRKSAT)

    TÜRKSAT 5A Haziran’da göreve başlayacak

    2021 yılı ile birlikte, Türkiye’deki uydu teknolojileri ve uzay çalışmaları gündeminin baş döndürücü bir hıza eriştiğini kaydeden Bakan Karaismailoğlu, TÜRKSAT 5A Uydusunun, yörünge testleri yapıldıktan sonra Haziran’da teslim alınacağının ve çalışmaya başlayacağının bilgisini verdi. Türkiye’nin bugün, kendi uydularını geliştirme ve test edebilme düzeyine geldiğinin altını çizen Karaismailoğlu,

    “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da 9 Şubat 2021’de başlattığı ‘Türkiye’nin Milli Uzay Programı’, uydu ve uzay çalışmalarımıza ivme kazandırmıştır. TÜRKSAT 5B uydusunun üretim çalışmaları planlanan takvime uygun olarak devam etmektedir. Bu uydumuzu da 2021 yılının ikinci yarısında uzaya göndermeyi planlıyoruz. Yerli ve milli imkanlarla üretmekte olduğumuz ilk haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A, 2022’de uzaydaki yerini alacaktır. Milli Uzay Programı kapsamında yeni nesil uydu geliştirme alanında Dünya ile rekabet gücümüzü geliştiriyoruz. Uzayda izi olanın ülkelerin, Dünya’daki gücünün artacağına inanıyoruz.”

    ifadelerini kullandı.

    kaynak:defenceturk/Mustafa Uğuz

    Selçuk Bayraktar’dan Bayraktar TB3 SİHA hakkında açıklama

    LHD TCG ANADOLU’ya konuşlandırılmak üzere Baykar Savunma mühendisleri tarafından geliştirme faaliyetleri devam eden Bayraktar TB3 SİHA sistemi ile ilgili olarak Selçuk Bayraktar’dan açıklamalar.

    Baykar Savunma Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, İCTİMAİ TV ile gerçekleştirdiği mülakatta Bayraktar TB3 SİHA “platformunun” yaklaşık 1.200 kilogram ağırlığında olacağını ifade ederken, “Bayraktar TB3 diye uçak gemisine inip / kalkan ve yani gemilere platformlarına da inip kalkan o sınıfta benzeri olmayan bir uçak da geliştiriyoruz. Kanatları katlanıyor, uçak gemisine iniyor, biraz daha ağır 1200 kilogram civarında, daha ağır mühimmatlar da taşıyabiliyor.” ifadelerinde bulundu.

    Bayraktar TB3 SİHA sistemi programına ilişkin bir diğer resmi açıklama SSB İsmail Demir tarafından yapıldı. SSB İsmail Demir Mart 2021’in başında NTV’ye verdiği röportajda da Bayraktar TB2 SİHA sistemlerinin özel bir varyantının TCG ANADOLU’ya konuşlandırılacağını ifade etmişti. Demir açıklamasında, “Anadolu’ya iniş/kalkış yapan İHA, onun için özel tasarlanan TB2’ler ve diğer sabit kanatlı platformlar söz konusu. Anadolu’yu SİHA gemisi yapmak gündemde.” ifadelerinde bulunmuştu.

    TCG Anadolu LHD’nin bir silahlı insansız hava aracı (SİHA) gemisine dönüştürülmesi sürecinde katlanabilir kanatlara sahip olacak 30 ila 50 arasındaki Bayraktar TB3 SİHA platformu gemiye konuşlandırılacak. Bayraktar TB3 SİHA sistemleri TCG Anadolu’nun güvertesini kullanarak iniş-kalkış yapabilecek. TCG ANADOLU’ya entegre edilecek komuta merkezi ile de aynı anda en az 10 adet Bayraktar TB3 SİHA’nın operasyonlarda kullanılabileceği ifade edilmektedir.

    TCG-Anadolu.jpg


    kaynnak:defenceturk/Ahmet Alemdar

    İtalyan Ordusu ana muharebe tankından mini İHA fırlatacak



    C1 Ariete - İtalyan ordusu

    İtalyan C1 Ariete ana muharebe tankının 120 mm’lik namlusundan mini insansız hava aracı fırlatıldı.

    24 Mart 2021’de Ciro Nappi, Twitter üzerinden İtalyan ordusuna ait C1 Ariete ana muharebe tankının 120 mm’lik namlusundan mini insansız hava aracının (İHA) fırlatıldığını gösteren bir fotoğraf yayımladı. Yayımlanan bu fotoğrafta, keşif amaçlı kullanılan insansız hava aracının itici olarak basınçlı hava içeren kovan içerisinde yer aldığı görülmektedir. Konu ile alakalı şu an için ek bir ayrıntı mevcut değil.

    Resim

    2016 yılında yapılan Eurosatory askerî fuarında Leonardo Defence Systems, Iveco-Oto Melara konsorsiyumuna ait, temeli Centauro 8×8 zırhlı aracına dayanan yeni bir keşif aracı Centauro VBM Explorer’ı sunmuştu. Bu aracın, insansız hava aracı HORUS ve insansız kara aracı TRP2 ile donatıldığı görülmektedir. Centauro VBM Explorer, ünlü VBM Freccia 8×8 zırhlı piyade aracının özel sürümlerinden bir tanesidir. Araç, birçok varyantta İtalyan ordusuna hizmet veren Centauro 8×8 zırhlı aracın şasisine dayanmaktadır.Centauro_VBM_Explorer_8x8_armoured_vehicle_Hitfist_25mm_turret_Leonardo_Eurosatory_2016_defense_exhibition_Paris_France_640_001-1.jpg

    Centauro VBM Explorer, özellikle keşif görevlerini gerçekleştirmek için tasarlanmıştır. HORUS insansız hava aracı fırlatıcısı, Hitfist 25 mm muharebe kulesinin sol tarafına monte edilmişti ve aracın içerisinde gövdenin arka kısmına entegre edilmiş depoda bir adet TRP2 insansız kara aracı bulunmaktaydı.

    TRP2, personel için yüksek riskli taktik durumlarda kullanım için küçük, hafif, paletli insansız kara aracı platformu ve sahadaki personel tarafından kolayca taşınabilmesi için hafif bağımsız parçalar halinde demonte edilebilir ve birkaç dakika içinde çalışmaya hazır hale getirilebilir. TRP2, tek bir personel tarafından kontrol edilebilen kendi Operatör Kontrol Birimi (OCU) aracılığıyla çalıştırılır. Bu insansız kara aracı elektrikle çalışır ve azami 15 km/sa hıza ulaşabilir.Centauro_VBM_Explorer_8x8_armoured_vehicleUGV_TRP2_Leonardo_Eurosatory_2016_defense_exhibition_Paris_France_640_001-1.jpg

    C1 Ariete Ana Muharebe Tankı

    C1 Ariete ana muharebe tankı, Iveco ve OTO Melara şirketlerinden oluşan Consorzio Iveco Oto Melara (CIO) konsorsiyumu tarafından geliştirilen İtalyan ordusunun ana muharebe tankıdır. C1 Ariete ana muharebe tankının şasisi ve motoru Iveco tarafından üretilirken, taret ve atış kontrol sistemi OTO Melara tarafından sağlanmaktadır.

    C1 Ariete, gece/gündüz görev yapabilmesini sağlayan en son optik/dijital görüntüleme sistemlerine ve hareket halindeyken ateş edebilmesini sağlayan atış kontrol sistemlerine sahip bir tanktır. C1 Ariete ana muharebe tankına ait 1988 yılına kadar 6 adet prototip geliştirilmiş ve araçlar 16.000 km yol kat edilen yoğun testlere tabi tutulmuştur. İlk teslimatların 1993 içerisinde yapılması planlanmış, ancak bazı gecikmeler nedeniyle bu teslimatlar 1995 yılında gerçekleşebilmiştir. C1 Ariete tankının son teslimatı 2002 yılı Ağustos ayında gerçekleşmiştir.

    C1 Ariete - Italian Army MBT | Military vehicles, Army tanks, Italian tanks

    C1 Ariete ana muharebe tankının ana silahı, OTO Breda tarafından geliştirilen Rheinmetall L44 topuna benzer 120 mm’lik yivsiz bir toptur. Geliştirilen bu top aynı kalibreye sahip birçok NATO standardı mühimmatını ateşleyebilecek şekilde tasarlanmıştır. C1 Ariete, 42 adet mühimmat taşıma kapasitesine sahiptir. Bu mühimmatlardan 15 adedi ana topun sol tarafında dikey olarak depolanmaktadır. Diğer 27 adet ise sürücü istasyonunun solundaki gövde rafına yerleştirilmiştir. Elektro-hidrolik tahrik sistemi ile hem atış doğrultusunda hem de yükseltme açısı yönünde tamamen stabilize edilmiş tankın namlusu, bir ısı yalıtım kovanına ve bir gaz boşaltma sistemine sahiptir.

    kanak:defenceturk/ Mustafa Kemal Dincer

    Projesi alınıp satılır

    eren guzel dusunuyosunda lhd mize koyalim once ucakda sonra yapalim ucak gemisini yahu :) bana sorsan ben yarin baslarimda 1000 muhendis lazim hemen. elimizdeki projelere yetmiyor suan yetismis muhendis bi anda cok yol katettik. bir cok projemizde ekipler degisimli olarak el birligiyle anca yetisiyolar. erken emekli etmeyelim sonra adamlarin basinda sac kalmamis son duyduklarima gore :düşünceli: ama illaki diosan yapalim, yapalim gitsin yahu senimi kiracaz (: fakat anadolu lhd nin (juan carlos class)projesini zaten biz satin aldik. ucak gemisi projesi satmak biraz da iyimser olmazmi sence... bence min 30 sene lazim. ama o zamana kadar kucuk platformlardan onlarca satabiliriz biliyomusun.

    https://tr.wikipedia.org/wiki/Juan_Carlos_I_(L-61)

    uçak gemisini üretmek ticari anlamda faydalı olur bence

    dogru soluyosun eren de. ucak gemisini her devlet kendi uretir genel olarak. ucak gemisi cok stratejik bir silah. bazi teknoloji transferleri oluyor misal fransa amerikanin katapult teknolojisini kullaniliyor lakin. ucak gemisisi pek alinip satilan bir sey degildir.

    The content cannot be displayed because you do not have authorisation to view this content.

    hmmm bu olay bizi ilgilendiriyor iste.... genel olarak zaten korvet ve savunma firkeynlerimizin sayisi artmali. hucumbotlarin da giderek daha da onem kazandigi su donemde neyseki denizalti projelerimiz yuruyor. ben ucak gemisinden yana degilim arkadaslar bizim okyanus otesi planlarimiz olmamali ben askeri sanayiyi sadece savunma olarak goruyorum tabi ileri hudut savunmasi yani anakarimizdan 500-1000 km oteden baslamali fakat bunun icin ucak gemisine ihtiyacimiz yok. bizler somurgeci millet degiliz. muhrip konusunada sicak bakmiyorum. kucuk hizli etkili platformlara ihtiyacimiz var denizde. ucak gemisi yerine az daha malityele 3 adet anadolu lhd insa edilebilir. korumak zorunda oldugumuz bir kibrisimiz var.

    Pakistan Genelkurmay Başkanı Raza TUSAŞ’ı ziyaret etti


    31 Mar 2021 16:48

    Pakistan Genelkurmay Başkanı Raza TUSAŞ’ı ziyaret etti

    Pakistan Genelkurmay Başkanı Nadeem Raza, TUSAŞ tesisini ziyaret ederek başta T129 ATAK Helikopteri olmak üzere TUSAŞ ürünlerini inceledi.

    Türk Havacılık ve Uzay Sanayii şirketi TUSAŞ’ın resmi Twitter hesabından yapılan paylaşıma göre, Pakistan Genelkurmay Başkanı Nadeem Raza tarafından TUSAŞ’a ziyaret gerçekleştirildi. TUSAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, Pakistan Genelkurmay Başkanı Nadeem Raza’ya tesis gezisinde eşlik etti. Prof. Dr. Temel Kotil, Pakistan Genelkurmay Başkanı Raza’ya bizzat ürün tanıtımı ve bilgilendirmesinde bulundu. Raza, TUSAŞ T129 ATAK Helikopterini ise yakından inceledi. Temel Kotil tarafından Nadeem Raza’ya MMU’nun ölçekli maketi hediye edildi.

    pakistan-tusas.jpg

    Pakistan, TUSAŞ tarafından imal edilen T129 ATAK Taarruz Helikopterleri’nden toplam 30 adet sipariş vermişti. TUSAŞ bu satışın yanı sıra, lojistik, yedek parça, eğitim ve mühimmat anlamında geniş bir sözleşme paketi üzerinde uzlaşma sağlamıştı. T-129 ATAK Taarruz Helikopterinde kullanılan Honeywell imalatı LHTEC CTS800-4A turboşaft motorların kullanımı için henüz ABD resmi bir cevap vermemişti.

    Pakistan Kara Kuvvetleri tarafından Türkiye ve Pakistan’da kapsamlı testlere tabi tutulan T-129 ATAK Helikopteri, tüm testleri başarıyla geçerek gereksinimleri karşılamış olup, dünyada kendi sınıfındaki en etkin taarruz helikopteri olma özelliğini de ispat etmişti. Pakistan’da yüksek irtifadaki performansı ile pilotların büyük beğenisini kazanan helikopter için ABD’den motor ihracat onayı bekleniyor.

    pakistan-tusas-ziyareti-2-1024x682.jpg

    ABD’nin Pakistan’a T129 Atak satışını engellemesiyle ihale Çin’e gidebilir

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye’nin Pakistan’a T129 ATAK Taarruz helikopteri satışının ABD tarafından engellenmesinin ihalenin Çin’e gitmesine sebep olabileceğini açıklamıştı.

    Pakistan’a “gerçekleştirilemeyen” T129 ATAK taarruz helikopteri satışı ile ilgili olarak Kalın, “ABD, Pakistan’a yapmayı planladığımız savaş helikopteri satışını engelledi. Bu muhtemelen söz konusu ihalenin Çin’e gitmesine neden olacak ve burada kaybeden ABD olacak. ABD ile ilişkimiz, birbirimizi karşılıklı olarak güçlendirebileceğimiz ve ortak sorunları veya endişeleri birlikte ele alabileceğimiz çok yapıcı bir şekilde işleyebilir.” ifadelerine yer vermişti. Pakistan’ın taarruz helikopteri ihalesinde TUSAŞ T129 ATAK’ın karşında Çinli CAIC tarafından üretilen Zhishengji-10 (Z-10) taarruz helikopterinin ihraç versiyonu Z-10ME yer alıyordu. PLAAF_Changhe_WZ-10_-_Jordan.jpgZ-10 Taarruz Helikopteri

    Türkiye ve Pakistan ABD’ye ortak baskı yapacaktı

    Pakistan’ın Karaçi şehrinde bulunan Türk Büyükelçiliği’nin yeni binasının açılışına katılan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’ye dönüşünde CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova’nın sorularını yanıtlamıştı.

    Bakan Çavuşoğlu, Dicle Canova’ya verdiği röportajda,

    “En büyük avantajlardan bir tanesi böyle siyasi şartlar, engel yok bizim savunma sanayii ürünlerimizin ihracatında. ATAK helikopterlerinin motorlarını satın alma konusunda Amerikan kongresinden izin çıkmadı. Bu alanda birlikte çalışacağız. Amerika üzerinde baskımızı artıracağız.”

    demişti.

    Bakan Çavuşoğlu, bu konuda hem Türkiye hem de Pakistan’ın ABD’ye ortak baskı yapacağını ifade etmişti. Bu konuda sürecin hızlandırılmasıyla birlikte Pakistan’da uzun yıllardır kullanılan AH-1 Cobra helikopterlerinin TUSAŞ T-129 ile değiştirilmesi planlanıyordu. mevlut_cavusoglu_cnn-e1610882099692.pngDışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova


    kaynak:defenceturk/Arda ULUPINAR

    eline saglik ArdaAlper.

    format yavas yavas oturmaya basladi. aciklayici, nitelikli, haber niteligi olan ve ayni zamanda ilgi cekici paylasimlari yakaliyoruz yavas yavas. yalniz haberi kendin derlediysen yada yakaladiysan kendi imzani baska bir platformdan ise kaynagini belirtir isek icerigi dogrulayabiliriz. varsa yanlis duzeltebiliriz. haberin yada bir makalenin kaynagi cok onemlidir, haberin dogrulunun teyit edilebilir olmasi kalite standartlarinda ilk siralarda gelir. paylasimina deger katar.

    cok iyi gidiyosun... seni tebrik ediyorum bence oluyor.

    Alman Hükumeti, “güvenlik” amacıyla savunma şirketi Hensoldt’tan hisse aldı

    Caner Çetin
    30 Mar 2021 15:17

    Almanya merkezli kritik bir savunma şirketi olan Hensoldt’un yüzde 25,1 hissesi Almanya Federal Hükumeti adına satın alındı.

    Alman meclisinin (Deutscher Bundestag) vekillerinden Reinhard Houben, Michael Theurer, Dr. Marcel Klinge ve FDP (Hür Demokratik Parti)’nin soru önergesi üzerine bir yazılı açıklama sunuldu. Açıklamada (Drucksache 19/27339; 04.03.2021) Alman devletinin engelleme veya bloke etmek için yeterli azınlık (Almanca Sperrminorität, İngilizce blocking minority) sağlayacak yüzde 25,1 hisse oranı ile Hensoldt şirketine hissedar olduğu açıklandı. Açıklamada kararın 16 Aralık 2020 yılında verildiği belirtiliyor. Almanya-Hensoldt-Belge.pngAlman Meclisi tarafından yayımlanan belgenin kapağı

    Belgede verilen izlenim Alman hükumetinin bu tasarrufu uzun süredir göz önünde bulundurduğu yönünde. Zira kararın uygulanması için 2020 yılı sonunun seçenek olarak tutulduğu ifade ediliyor. Ayrıca satın alım tarihinde alınan hisselerin borsadaki değerinin 320 milyon avro olduğu ancak alımın 130 milyon avro daha yüksek bedel ile 450 milyon avro karşılığında yapıldığı belirtiliyor.

    Belgede açık bir şekilde şirketten hisse alımının Almanya için savunma ve güvenlik bakımından önemine değiniliyor ve kararın hükumetin şirket hakkında istenmeyen yapısal değişikliklerin önüne geçmesi için gerekçe olarak sunuluyor. Özellikle de şirket üzerinde yabancı devletlerin etkisinin engellenmek istendiği belirtiliyor. Soru önergesini sunanların bakış açılarına göre ise, birlik dışı devletlerin (örneğin Çin gibi) savunma sektöründeki etkisini Dış İktisat Yasası (Außenwirtschaftsgesetz [AWG])’nın araçları ile de engellemek mümkün ve bunun için devletin şirkete dahli gerek değildir.

    Hensoldt

    Savunma, güvenlik elektroniği, sensörler, robotik, siber güvenlik gibi farklı alanlarda çalışmaları bulunan Hensoldt’un 5600 çalışanı bulunuyor. Şirket 2020 yılında 1,2 milyar avro ciro elde eden şirketin özellikle radar ve elektro optik konusunda kritik ürünleri bulunuyor.

    Hensoldt Almanya, Fransa, Finlandiya gibi ülkelere radar ve IFF sistemleri üretiyor. Hensoldt’un optronik çözümleri, denizaltılar, zırhlı araçlar, uçaklar, insansız hava araçları ve uydular dahil olmak üzere çeşitli platformlarda kullanılıyor.

    kaynak:defenceturk/ Caner Çetin

    (hensoldt f-35 i yakalayan pasif radarin uretisi firma, uzun zamandir takip ederim gelecegi cok parlak ve cok dogru yapmislar)

    FİRE SCOUT İNSANSIZ UÇAK SİSTEMi


    Benzeri Görülmemiş Kalıcı Durumsal Farkındalık

    İki Fire Scout çeşidi vardır. Daha küçük MQ-8B Fire Scout birden fazla fırkateyn üzerinde konuşlandırıldı ve şu anda bir Littoral Combat Ship (LCS) üzerinde konuşlandırıldı. MQ-8B Fire Scout, karşı doğaçlama patlayıcı cihaz (IED) operasyonlarını desteklemek için Afganistan'a da konuşlandı. Bu sistem, 6.200 sortide 16.600'den fazla uçuş saatini tamamladı. Donanma, MQ-8B'ye çok modlu bir deniz radarı entegre etti ve yerleşik bir silah yeteneği olan Advanced Precision Kill Weapon System'i (APKWS) test etti. MQ-8B Fire Scout, denizde çalışırken diğer insanlı uçaklarla aynı anda çalışma yeteneğini de göstermiştir.

    1422589604_mq-8b_large.jpg

    MQ-8C Fire Scout, Donanmanın yeni nesil otonom helikopteridir. MQ-8C Fire Scout'un gövdesi, 1.600'den fazla uçak gövdesi ve 4.4 milyon saatten fazla uçuş saatine sahip olgun bir helikopter olan ticari Bell 407'ye dayanıyor. Northrop Grumman'ın otonom sistem mimarisinin olgunluğuyla birleştiğinde Fire Scout, gemi tabanlı ve kara tabanlı otonom sistemler için müşteri gereksinimlerini karşılar. Ayrıca, havacılık kabiliyetine sahip herhangi bir gemiden ve hazırlanmış ve hazırlıksız iniş bölgelerinden otonom olarak kalkış ve iniş yapma kabiliyetine sahiptir. Bu geliştirme, menzili ve dayanıklılığı (iki katından fazla) ve yük kapasitesini (üç katından fazla) önemli ölçüde artırır. MQ-8C, geliştirme testini tamamladı ve dağıtıma hazır.

    Fire-Scout-with-radar.jpg

    mq-8c


    File:Differences between the MQ-8B and MQ-8C.jpg

    kaynak:northrop grumman

    Northrop Grumman ve Leonardo, Avustralya Kraliyet Donanmasının insansız hava sistemi (İHS) programı (SEA129) için kısa listeye alındı.

    Northrop Grumman ve Leonardo ekibi, Avustralya Kraliyet Donanmasının SEA129 insansız hava sistemi tedarik programında kısa listeye alınarak 5’inci aşamaya geçti. Northrop Grumman Australia ve Leonardo Australia ekibi, Donanmanın görev gereksinimlerini karşılamak üzere 5 ekip arasından seçildi. Program kapsamında Donanma için istihbarat, gözetleme, keşif ve hedefleme kabiliyetine sahip bir İHS’nin tasarımı, üretimi, tedariki ve idamesinin sağlanması hedefleniyor.

    Ekibin teklifi ayrıca Northrop Grumman’ın çığır açtığı ifade edilen “Dağıtılmış Otonomi/Hassas Kontrol” (DO/HK) komuta ve kontrol sisteminin ihraç edilebilir bir sürümünü de içeriyor. Gemi, yer komuta merkezi ve uçakla entegre olabilen DO/HK’nin; karmaşık, öngörülemeyen bir tehdit ortamında tehditlerle mücadelede yardımcı olmak için Avustralya Kraliyet Donanmasına gelişmiş kabiliyetler sunacağı ifade ediliyor.

    AW_HERO_II-1.jpg

    Northrop Grumman’ın Asya Pasifik Bölgesinden Sorumlu Genel Müdürü Christine Zeitz, insansız ve insanlı hava sistemlerini tedarik ve idame konusunda onlarca yılı kapsayan tecrübeye sahip olduklarını söyledi. Yaptıkları teklif kapsamındaki insansız hava sistemi için Avustralya Kraliyet Donanmasının görev gereksinimlerini karşılayan bir kabiliyet sağladığını dile getirdi.

    Leonardo Helicopters Asya-Pasifik Askeri Satış Başkan Yardımcısı Brian McEachen ise “Northrop Grumman ve Avustralya sanayisi ortaklarıyla güçlerimizi birleştirmekten heyecan duyuyoruz ve Avustralya’daki işbirlikçi yaklaşımımızı daha da güçlendiriyoruz.” şeklinde konuştu.

    AWHERO Hakkında

    En son teknolojiye sahip insansız AWHERO, kara ve deniz üzerinde gece gündüz sivil ve askeri görevleri yerine getirebilen bir hava platformudur. Boş ağırlığı 120 kg olan platformun azamî kalkış ağırlığı yaklaşık 200 kg olarak belirtiliyor. 85 kg faydalı yük kapasitesine sahip olan AWHERO, 3.70 m uzunluğa, 1.20 m yüksekliğe ve genişliğe, 4 m’lik ana rotor çapına sahiptir. Platformun hava kalış süresi 35 kg faydalı yük ile beraber 6 saat civarındadır. Askı tavanı 14 bin ft olan AWHERO, 90 kts (46.3 m/s) azamî seyir hızına sahiptir.

    kaynak:defenceturk/emre karakoc