Zonguldakli67 tarafından yazılan gönderiler

    Dev Yılan boyutlu kaya-Naka mağarası-TAYLAND

    Tayland Krabi bölgesinde, yeni keşfedilmiş bir mağara olup, yılan derisi görünümündeki kaya oluşumları ve zirvedeki yılan kafası şeklindeki kaya ile dikkat çekmektedir.

    The content cannot be displayed because it is no longer available.

    The content cannot be displayed because it is no longer available.

    The content cannot be displayed because it is no longer available.

    The content cannot be displayed because it is no longer available.

    The content cannot be displayed because it is no longer available.

    KARIZ SU KANALARI.

    Tanrı Dağlarından topladığı suyu 60 km çölün altından geçirerek ,Turfan' daki yerleşim birimlerine götüren ,2200 yıl önce Türkler tarafından, çölün altına yapılan bir mühendislik harikasıdır.

    TURFAN..Doğu Asyada yer alan Çin, in kuzey batısında bulunan Sincan Uygur özerk bölgesinin başkenti Urumçin,in güney doğusunda yer alıyor.

    The content cannot be displayed because it is no longer available.
    The content cannot be displayed because it is no longer available.

    HIZIR VE İLYAS (HIDRELLES) BULUŞMASI

    Hızır ve İlyas, Hükümdarın ordusundaki iki askerdir. Hükümdar bir gün ordusuyla birlikte ölümsüzlük suyunu (Ab-u Hayat) aramaya çıkar. Yolculukta, Hızır ve İlyas diğer askerlerden ayrılırlar. Bir subaşında durup, yemek için kurutulmuş balık çıkarırlar. Tam bu esnada deniz suyu balığa sıçrar, balık canlanır ve suya atlar. Böylece Hızır ve İlyas ölümsüzlük suyunu bulmuş olurlar. Bu sırada bir melek gelir. Hızır ve İlyas’ın kıyamete kadar yaşayacaklarını, fakat Hızır’ın karada, İlyas’ın denizde ihtiyacı olanlara yardım edeceklerini bildirir. Hıdrellez günü yani 6 Mayıs’ta Hızır ve İlyas’ın buluştuklarına, onların buluşmalarıyla ölü tabiatın canlandığına inanılır. Halk inanışına göre 6 Mayıs’ın yağmurlu geçmesi, Hızır ve İlyas’ın buluştuklarında sevinçlerinden ağlamalarının ve bulutların da onlara katılmalarının bir ispatıdır.

    Yine rivayete göre Nuh peygamberin gemisinin fırtınaya tutulduğu, yeryüzünü suların kapladığı, tufanda, gemide ki insanların fer yad edip

    “ya Hızır bizi kurtar” diye dua ettikleri söylenir. Güvercin, (Aslında karga) ağzında zeytin dalı ile gemiye döndüğünde karanın yaklaştığı, suların da çekilmesiyle insanların karaya çıktıklarına inanılır. Bu anın anısına her yıl 3 gün Hızır Orucu tutulur.

    Hızır’ın suyu benem,

    Ab-ı Hayat Bendedir,

    Kevserden İçen gelsin,

    Kadru berat bendedir,

    The content cannot be displayed because it is no longer available.

    Yapılan son değerlendirmelere göre; bugün öğle saatlerinden sonra Batı Karadeniz (Bolu, Düzce, Zonguldak, Bartın, Karabük ve Kastamonu), İç Anadolu'nun kuzeybatısı (Eskişehir, Çankırı ile Ankara'nın kuzey ilçeleri) ile Sakarya ve Kütahya çevrelerinde görülecek olan sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, yerel olarak kuvvetli (21-50 kg/m2) olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve hortum oluşma riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır

    Zonguldak 09.06.2020

    The content cannot be displayed because it is no longer available.
    The content cannot be displayed because it is no longer available.
    The content cannot be displayed because it is no longer available.
    The content cannot be displayed because it is no longer available.

    Emeğin baş kenti, işçi memleketi, Türkiye'nin ilk ili olan ZONGULDAK

    Nüfusumuz:596.053

    7 ilçemiz bulunmaktadır. Kdz Ereğli, Alaplı, Çaycuma, Devrek, Gökçebey, Kilimli, Kozlu. Çoğunlukla işçi sınıfının yaşadığı kilimli ve Kozlu da kömür işletmeleri çoktur. Türkiye'nin Karadenize açılan kapısıdır Zonguldak. Liman işletmeciliği büyük önem taşır. Çoğu kimse Zonguldak'a merdiven şehri diye tanımlar. Dağlık bir yapıya sahip olduğu için merdiven de çoktur. Denizi çok temizdir.İnsanları mert,dürüst ve cana yakındır. Şehir merkezi eski yapılardan oluştuğu için biraz düzensizdir. Gezebilinecek yerleri:Maden müzesi, Ereğli müzesi, Filyos plajı, Cehennem ağzı mağarası, Alemdar gemi müze, bastoncular çarşısı, gökgöl mağarası

    ZONGULDAK ŞİVELERİ


    Mintan, göynek: Gömlek

    Endi gün: Evvelsi gün

    Sergen: Raf

    Eşgare: Göz göre göre, alanen

    Ağnanmak: Yerde yuvarlanmak

    Zaretmez: Önemsiz, zarar etmez

    Gıygaşuk: Aralık

    Çedük: Lastik çocuk ayakkabısı

    Gebedek: Yetim

    Örüsger: Rüzgar

    Cidgada: Küçük

    Ağla: Çit

    Alaflamak: Alevlendirmek, kışkırtmak

    Enmek: İnmek

    Zoba: Soba

    Geymek: Giymek

    Ödlek: Korkak

    Dizavşaklarım: Diz kapaklarım

    Buza: Buzağı

    Sübek: Sidik şişesi

    Debeştüme: Karıştırma

    Kötdöşeği: Yer minderi

    Erük: Erik

    Çukuruk: Keten ipi yapma aracı

    Öreke: İp dolama aracı

    Kemre: Büyükbaş hayvanın dışkısı, gübre

    Fışkı: Dışkı, idrar

    Cıllama: Çığlık atma

    Ekleşme: Dokunma

    Gidişiya: Kaşınıyor

    Holluk: Tavukların yumurtladıkları yer

    Eccük: Azıcık

    Pataka: Patates

    Dayak: Baston

    Göttün mü: Getirdin mi?

    Elettin mi: Götürdün mü?

    Yüke: Yufka

    Göbez: Köpek yavrusu

    Gayış: Kemer

    Meyhoş: Ekşi

    Dağnamak: Kınamak, ayıplamak

    Gocabuba : Büyük Baba

    Derüz: Söyleriz

    Düğe : İneğin dişi yavrusu

    Gayınta: Kayın peder

    Gayınna: Kayın valide

    Horata: Kınanın erkek evinde olanı

    Iscacuk: Sıcak

    Guy: Koy

    Bıldır: Geçen yıl

    Hora geçmek: Faydalı olmak

    Peşkir: Havlu

    Pasak: Merdiven, basamak

    Sayad: Ahırın önündeki geniş boşluk

    Herkil: Ahşaptan yapılan buğday deposu

    Pençire: Pencere

    Aşam: Akşam

    Zabah: Sabah

    Seyitmek: Koşmak

    Aşa pus: Çök ve saklan

    Iscak: Sıcak

    Beber: Biber

    Galdurayuk: Zılbıt

    Ağba: Abla

    Börtdümek: Haşlamak

    Gaşuk: Kaşık

    Çon: Kaba et

    Gaynamak: Rahatsızlık vermek

    Dağnamak: Ayıplamak

    Pantul: Pantolon

    Maşrapa: Su içme kabı

    Gavilleşmek: Sözleşmek, randevu vermek

    Ehti: Fakir

    Gaykılmak: Geriye doğru yaslanmak

    Gidişmek: Kaşınmak

    Hışdama: Sessiz ol

    Huulaya: Rüzgarın çıkardığı ses

    İlyan: Leğen

    Zemetmek: Dedikodu yapmak

    Encek: Kedi yavrusu

    Seyitmek: Koşmak

    Yüke: Sığ

    KARTAL-LEYLEK SAVAŞLARI

    Yıl 1934, aylardan Haziran... Uludağ zirvelerinden inen 6 kartal, Bursa Orhangazi'deki bir leylek yuvasına saldırır. Anne ve baba leylekleri öldürüp, 4 yavruyu kaçırırlar...

    Aradan bir kaç gün geçer... Bir grup kartal, yine Orhangazi'de başka bir leylek yuvasına saldırır... Ancak bu kez yuva boştur. Nasıl haberleştiler ise, leylekler yavrularını güvenli bir yere gizlemiştir...

    Sonra her yerden haberler gelmeye başlar... Kartallar gruplar halinde leylek yuvalarına saldırır...

    Orhangazi'ye birkaç gün sonra Ege ve Trakya'ya gibi bölgelerden yüzlerce leylek akın eder...

    Aynı şekilde kartallar da toplanmaya başlar. İnsanlar çevrelerinde leylek ve kartal sayısının olağanüstü arttığının farkına varır...

    Ardından kartallar ve leylekler, Orhangazi semalarında çetin bir savaşa tutuşur... Kartallar güçlü pençeleriyle, leylekler de uzun gagalarıyla birbirine saldırır...

    İnsanların gönlü leyleklerden yanadır. Köylüler yaralanıp yere inen leylekleri tedavi etmeye çalışır... Nineler yaralı leyleklerin başında dua eder... Bazı köylüler de ağaçlara tırmanıp, anne-babaları kartallar tarafından öldürülen ya da yaralanan leyleklerin yuvalarındaki yavrulara yiyecek taşır...

    Günler geçer, kartal-leylek savaşı bitmez... İki taraf da ağır kayıplar vermektedir...

    Savaş uzadıkça, bölgeye başka yerlerden sürüler halinde takviye kartal ve leylekler gelir... Ölenlerin yerini hemen yenileri alır...

    Kartallar güçlüdür ama leylekler de sayıca üstündür. Üstelik daha organizedirler... Genç leylekler kartalları yorar, tecrübeli yaşlılar ise yorulan kartala öldürücü gaga darbelerini indirir...

    Leylekler, insanların yardımları sayesinde savaşı yerleşim birimlerine yakın bölgelere taşır... Kartallar ise kavgayı ormanlık ve dağlık alanlara çekmeye çalışır... Her yerden ölü leylek ve kartal cesetleri toplanır...

    Bir süre sonra savaş sona erer. Kazanan leyleklerdir... Kartallar bölgeyi leyleklere bırakıp kaçarlar... Toplamda yüzlerce leylek ve kartal ölmüştür...

    1934 Haziran'ındaki bu kartal-leylek savaşı gazetelere bile manşet olur... Türkiye'de bulunan New York Times gazetesinin muhabiri de savaşı haberleştirip fotoğraflarıyla birlikte ülkesine gönderir... ABD kamuoyunda bile yankı bulur Bursa'daki kartal-leylek savaşı...

    Kuşların amansız savaşı, askerlerin de dikkatini çeker... Kara Harp Okulu'nun Havacılık Dersi'nin müfredatına da girer bu garip savaş... Leylekler ve kartalların savaş taktikleri, askeri öğrencilere anlatılır...