Zonguldakli67 tarafından yazılan gönderiler

    O konuda karar alınmadı abim.Sadece 7 kulüp birleşerek bir öneri sunulmuş.

    Zor iş aslında.Hem dediğin gibi maçların gidişatını engelleyebilir.Buda yetmez seneye düşmeyen 3 kulüp zaten zor durumda olan kulüplerin havuzdan alacaklarını kırpar buda az para değil .

    Bakalım hangi saçmalıkları göreceğiz

    TFF başkanı Nihat Özdemir canlı yayında.

    "18 takımın tam desteğiyle lig 12 Haziran'da başlatılacak.Belirlenen ileri tarihlerde de diğer liglerin sırayla başlatacağız.Kesin karar 28 Mayıs'ta kamuoyuna açıklanacak.Ligden düşmeme ve seneye 21 takımla devam etmesi hakkında verilen öneriler değerlendirilecek"

    Takım düşmeyecek ise şampiyon ilan etmenin mantığı nedir? Alttaki takımlar nasılsa düşmeyeceğiz diye maçlara asılmazlar buda şaibe yaratır

    İBRETLİK BİR HİKAYE!

    Hülagü Han, Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu Cengiz Han'ın torunu, İlhanlı Devleti'nin kurucusu Mengü Kağan'ın kardeşidir.

    1255'te ağabeyi Mengü Han tarafından Ortadoğu'da henüz ele geçirilmemiş toprakların ele geçirilmesi için görevlendirilir.

    Hülagü, 1258 tarihinde Bağdat'a girerek Abbasi Halifesi Mutasım'ı keçeye sarıp Moğol atlarının ayakları altında ezdirerek öldürtür. Şehirde katliamlara başlar ve şehri yağmalatır.

    Kadın, yaşlı, çocuk, hamile demeden bazı kaynaklara göre 200 bin, bazı kaynaklara göre de 400 bin kişiyi katleder.

    Cami, hastane, saray ne varsa hepsini yok eder. Kütüphaneleri ve tarihi eserleri yakar, yıkar. Milyonlarca dini ve ilmi eserin büyük bir kısmını Dicle Nehri'ne attırır.

    Hülagü'nün zalimliğini anlatmak için Dicle'nin günlerce kan ve mürekkep aktığı söylenir.

    Hülagü bir gün, şehrin dışına kurduğu karargâhında, o beldenin en büyük âlimi ile görüşmek istediğini bildirir.

    Bu haber, âlimler arasında korku ve endişeye sebep olur. Kimse Hülagü tarafından öldürülmek korkusuyla bu davete icabet etmek istemez.

    Bu haber, zamanın genç âlimlerinden Kadıhan'a da ulaşır. Kadıhan, ufak tefek tıfıl bir gençtir. Daha sakalı bile çıkmamıştır.

    Böylesine bir daveti kabul ettiğini söyleyerek Hülagü ile görüşmeye gidebileceğini bunun için kendisine bir deve, bir keçi, bir de bir horoz verilmesini ister.

    Böyle bir fedainin ortaya çıkması ulema sınıfını rahatlatır. Çünkü bir kurban bulunmuştur.

    Hülagü'nün şerrinden korkan ulema sınıfı bu isteği hemen karşılar.

    Kadıhan, hayvanlarla birlikte çadıra varır. Hayvanları çadırın dışında bırakarak içeriye girer ve kendini tanıtır. Kendisiyle görüşmek üzere geldiğini söyler.

    Hülagü, genci tepeden tırnağa süzer ve beklediği tipte biri olmadığını görerek, ' Bana göndermek için bula bula seni mi buldular. Gönderecek başka birini bulamadılar mı? diye sorar.

    Kadıhan gayet sakin bir şekilde ' Görüşmek için iri yarı, boylu boslu birini istiyorsan, bir deve getirdim. Sakallı yaşlı birisi ile görüşmek istiyorsan, bir keçi getirdim. Eğer gür sesli birisiyle görüşmek istiyorsan horoz getirdim. Üçünü de çadırın önüne bıraktım. Onlarla görüşebilirsin' der.

    Hülagü, karşısındakinin sıradan biri olmadığını anlar ve

    'Şöyle otur bakalım' diyerek kendisine yer gösterir ve ilk sorusunu sorar.

    'Söyle bakalım, beni buraya getiren sebep nedir' diye sorar.

    Kadıhan gayet sakin bir şekilde; ' Seni buraya bizim amellerimiz getirdi. Allah'ın bize verdiği nimetlerin kıymetini bilemedik. Esas gayemizi unutup makam, mevki, mal mülk peşine düştük. Zevk ve sefaya daldık. Cenab-ı Hak da bize verdiği nimetleri almak üzere seni gönderdi' der.

    Hülagü, ikinci sorusunu sorar.

    ' Peki, beni buradan kim gönderebilir?'

    Cevap çok manidardır.

    ' O da bize bağlı. Benliğimize dönüp ne kadar kısa zamanda toparlanıp, bize verilen nimetin kıymetini bilir, zevk ve sefadan, israftan, zulümden, birbirimizle uğraşmaktan vazgeçersek işte o zaman sen buralarda duramazsın.'

    BUGÜN İSLAM ALEMİ PERİŞAN BİR DURUMDAYSA EMİN OLUN BUNUN MÜSEBBİBİ BİZLERİZ.

    BİZ NE ZAMAN KENDİMİZE ÇEKİ DÜZEN VERİRSEK İŞTE O ZAMAN "EN GÜR SEDA İSLAMIN SEDASI OLACAKTIR."

    BU İBRETLİK OLAYDAN DERS ÇIKARMAYI RABBİM BİZLERE NASİP EYLESİN İNŞAALLAH.

    Gene hangi duayı okudun anne,

    vurulduğum yerde güneş açtı

    Yine mi ağlıyorsun anne,

    cennetime yağmur yağdı

    Üzülme anne ağlama,

    sırtımdan yedim kurşunu kalbimden değil.

    Öylece duruyor hayallerim,

    vatanım şerefsizlere yar değil.

    izin günümde be anam.

    Yarime mektup yazdım o gün.

    Kınalı ellerinin kokusunu özledim demiş,

    Bir kalp çizip içine de şafağımı yazmıştım.

    Birliğe döndüğümde erkenden yatmış,

    Gece beni bir üç nöbetine uyandırmaya gelen çavuşla

    rüyamda seni gördüğüm ve beni uyandırdığı için tartışmıştım.

    Sıkı giyin oğlum, hasta olma sakın ve paran var mı diye soruyordun

    Ben de her zamanki gibi var anne diyordum, var.

    Hiç olmadı be anam, hiç olmadı

    Nasıl isterdim, ardımda bir yar bir de ana bırakmıştım.

    Sağ olsun tertibim cemil memleketinden tütün getirmiş, sigarasız kalmıyorduk.

    O gece birlikte gittik nöbete.

    yolda bana 'Sanki bu gece birşeyler olacak' der gibi bakıyordu

    Ama yiğitti söylemiyordu.

    Nöbeti devraldığımızda garip bir sızı çöktü benim de içime.

    sanki terli terli su içiyor, seni üzüyordum be anam,

    öyle birşeydi işte.

    Nasıl oldu anlamadım!

    Cemil 'yere yat' dediğinde çoktan yerde bulmuştum kendimi.

    anlamadım vurulduğumu, sıcacık birşey hissettim sırtımda terliyordum,

    sanki yaz gelmiş öğlen sıcağı çökmüştü tepeme.

    Dudaklarım kurudu birden

    Cemil 'dayan' diyordu ama ağlıyordu

    gözyaşları yüzüme damladığında verdim son nefesimi.

    İşte o an sana ilk ihanetimi ettim anne.

    Önce atalarım, sonra yarim canlandı birden gözümde.

    Hoşgör be anam, kızma.

    ben de baba olacaktım

    Daha adını bile koymamıştık oğlumuzun,

    iki ay vardı doğmasına.

    Bilmiyorum duyuyor musunuz sesimizi

    Korkmayın, ağlamayın, gurur duyun.

    Vasiyetimizdir.

    Öyle evlatlar yetiştirin ki,

    adları Mehmet, soyadları Şehit

    IFAB'ın Yeni Kararları??

    • 2020 yılı sonuna kadar maçlarda 5 oyuncu değişikliği hakkı olacak.

    • VAR kullanımının ulusal ligler için durdurulmasına izin verildi ve nihai karar ülkelerin federasyonlarına bırakıldı.