ISLAM-İMAN-İLMİHAL KONULARI

  • İdlib'de kahraman komutanımız Tuğgeneral Sezgin Erdoğan görev sırasında hastalığından dolayı şehit olmuştur. Kendisine Allah'tan rahmet, kederli ailesine sabr-ı cemil niyaz ediyoruz. Milletimizin başı sağ olsun.


    FB_IMG_1599641641949.jpg

    "Rıza yolunda biraz cefâ gördük diye, Rahmâna naz mı edeceğiz?" - Musab bin Ûmeyr (R.a)

  • İbret alınacak bir kıssa;


    Abdülkadir Geylani bir gün Bağdat'ın eski sokaklarında talebeleri ile birlikte yürürken yolun kenarında sızmış, üstü başı perişan bir sarhoş durdurur onu Ve ona;


    --"Ey Abdülkadir Allah Kâdir midir değil midir? diye sorar.

    Şeyh'te gülümser ve:

    -- Evet Kâdirdir, der.


    Sarhoş ikinci kez:

    -- Ey Abdülkadir Allah Kâdir midir değil midir? diye sorar.

    Şeyh yine gülümser ve:

    -- Evet Kâdirdir, der.


    Adam üçüncü kez sorar:

    -- Ey Abdülkadir Allah Kâdir midir değil midir?

    Şeyh bu sefer ağlar ve secdeye kapanır ve üç sefer: Kâdirdir Kâdirdir Kâdirdir, der.


    Sonra talebelerine o sarhoşu götürüp yıkamalarını ve o sarhoşa ikram etmelerini emreder.


    Bu değişik diyaloğa şahit olan talebeler hiç bir şey anlamaz ve hazreti şeyh'e sarhoşun neyi sorduğunu ve onun verdiği cevapların manasını sorarlar.


    Abdulkadir Geylani şöyle açıklar:


    -- Birincide bana, Allah beni affetmeye Kâdir midir değil midir dedi, bende kâdirdir dedim.


    -- İkincide bana Allah beni senin yerine koymaya kâdir midir dedi, bende evet kâdirdir dedim.


    -- Üçüncü de bana, seni benim yerime koymaya Kâdir midir dedi, bende korkumdan ağladım ve Kâdirdir Kâdirdir Kâdirdir, dedim.


    Ve secdeye kapanıp Allah'a hidayet nimetini benden almasın ve âfiyetini üzerime daim kılsın diye dua ettim, dedi.


    İçinde bulduğumuz durum bizi gurur ve kibre götürmesin. Bulunduğumuz makam ve mevki bizi insanları hakir görmeye sebep olmasın.

    İlmin bizi herkesten üstün görmeye itmesin.


    Ve şunu iyi bilelim ki: düşmez kalkmaz tek Allah'tır. Bugün sen bu durumda isen bil ki bu Allah'ın rahmetiyle hâsıl olmuştur, sen hakkettin diye değil!


    Bugün seni bu duruma getiren yarın seni beğenmediğin kişinin konumuna getirmeye, onu da senin konumuna getirmeye Kâdirdir.


    Bunu böyle bil ve gereğince yaşa.

    Rabbim Cümlemizi kendisine layık kul, Habibine layık ümmet eylesin...

    "Rıza yolunda biraz cefâ gördük diye, Rahmâna naz mı edeceğiz?" - Musab bin Ûmeyr (R.a)

    • YENİ

    KOMŞU KOMŞUYA SESLENİRKEN DAHİ ZİKİR EDERDİK BİZ...

    “Hu Hu” diye seslenirdik komşumuza...

    “eyvallah” dilimizin pelesengi idi…

    “Hay”dan gelip “hu”ya giderdik…

    “Hay ,Hay” Efendim ! diye kabul ederdik tekliferi…

    “Allah,Allah,Allah,Allah ” diyerek şehadete koşardık Tuna boylarında…

    “Allah Allah”, “Sübhanallah”, “Allahu ekber “ idi hayretlerimiz. Şimdilerdeki gibi “Vaaaauuv” diye yada “ohaa” diye gayri müslim kırması çığlıklar atmazdık.

    “Tövbe estağfurullah” “fesubhanallah” zikri anlatırdı kızgınlığımızı.

    “Aman Allahım” derdik “oh my god” girmeden dilimize …

    “Salavat” anlatırdı bazen yanlış bir iş yapıldığını…

    “Neûzubillah” çekmek idi istemediğimiz bir şey görünce zikrimiz…

    “Bismillah”ile başlarlardı her hayrın başı .

    “Hay Allah” iyiliğimizi vermeye devam edeydi …

    “Allah Allah İllallah , Muhammedun Resulullah” sonrası derdik alkışlarla yiğitlere “maşallah”

    “Ya sabır” öfkemizin ilacı idi ….

    “Hasbünallâhü ve ni’mel-vekîl!” diyerek Allah’ı “vekil” ederdik çaresiz kalınca…

    “Ya Şafi” dokunurdu yaramıza merhemden evvel …

    “İnna lillah” ayeti teselli ederdi geride kalanları…

    “Hak’ka yürürdük” eskiden ölmezdik biz …

    “Bu da geçer ya hû!”, “Vazgeç ya hû!”, “Hoş gör ya hû!” hatları süslerdi Tekke ve zâviyelerin iş yerlerimizin duvarlarını, psikiyatrik ilaçlarlar dünyamıza girmeden…

    -Velhasılı kelam Azizim !“eskiden yaşarken zikrederdik , şimdi zikrederken bile o hali yaşamıyoruz”…

    O güzel hallerimize tekrar dönmemiz ve yaşamamız dileği ile...

    Allah’a Emanet olsunlar