Dünden Bugüne Efsanevi /Tarihi Kışlar

    • Resmi Gönderi

    Bende yok maalesef,olan vardır mutlaka.Sende ara bul hocam :)

    Zor dayı geçen sene cizrede iken tasvir etmiştim kış mevsimini amma o da orada kaldı bakalım ;)

    • Resmi Gönderi

    Harici İçerik youtu.be
    Dış kaynaklardan gömülen içerik, izniniz olmadan görüntülenmeyecektir.
    Harici içeriğin etkinleştirilmesi yoluyla, kişisel verilerin üçüncü şahıs platformlarına aktarılabileceğini kabul edersiniz. Gizlilik politikamızda bununla ilgili daha fazla bilgi verdik.

  • 1929 yılı istanbul kar yağışı. 1987 yılında yagan kar yağışından daha çok ve dondurucu etkisi olduğunu bahsediyorlar.istanbul bogazından karşıdan karşıya yürüyerek geçilebiliyormuş.
    Ayrıca buz tabakasının kalınlıgı hakkında 3.5 metre diye tahmin ediyorlar.kar yağışı 4 hafta( veyahut daha uzun) sürdügü idda ediliyor.

    • Resmi Gönderi

    1929 yılı istanbul kar yağışı. 1987 yılında yagan kar yağışından daha çok ve dondurucu etkisi olduğunu bahsediyorlar.istanbul bogazından karşıdan karşıya yürüyerek geçilebiliyormuş.
    Ayrıca buz tabakasının kalınlıgı hakkında 3.5 metre diye tahmin ediyorlar.kar yağışı 4 hafta( veyahut daha uzun) sürdügü idda ediliyor.

    Evet winter o şekilde bir bilgi var 1929 kışı efsane imiş ancak ben o kütlelerin boğazda donmadan dolayı değil de, araştırmaların ve tahminsel düşüncem doğrultusunda karadeniz üzerinden dolaylı yollardan boğaz akıntısı şeklinde geldiğini düşünüyorum. Çünkü 3.5 metre kadar donacak bir tuzlu su akıntısını donduracak soğuk yer sıcaklığında en az -50 civarı olması lazım ve süreklilik arz etmesi lazım. Yani 1-2 gün civarı -45,-50 li değerlerde kalması gerekir.

  • aynen hocam benim de düşüncem o oldu yada o zamanki teknoloji ile hep varsayımlardan ibaret belkide 3.5 metre degilde 1.5 dur bahsettiginiz derece ve gün sayısına göre belkide dogruda olabilir. Dünyamız iklim değişkenligi gösterebiliyor.bazı kışlar çok soguk olmayıp bazı yazlarda çokda aşırı sıcak olmuyor.

  • önemli bir not daha son 2 yıldır sibiryanın çok güçlendği sürekli atak halinde oldugunu görüyoruz.kasım sonunda başlayan ataklar vs vs yine bu ay ortası birşeyler var fakat ülke olarak inşallah şu saaten sonra soguk dalgası istemem. Bitki dünyası uyandı onlar çok zarar görecek yoksa.
    Aklımda bir soru var acaba 2018 kışı nasıl olacak.

    • Resmi Gönderi

    aynen hocam benim de düşüncem o oldu yada o zamanki teknoloji ile hep varsayımlardan ibaret belkide 3.5 metre degilde 1.5 dur bahsettiginiz derece ve gün sayısına göre belkide dogruda olabilir. Dünyamız iklim değişkenligi gösterebiliyor.bazı kışlar çok soguk olmayıp bazı yazlarda çokda aşırı sıcak olmuyor.

    Aynen öyle winter ekstrem hava olayları doğanın bir parçası. Yalnız bunun adını küresel iklim değişimi koyan iklim bilimci ve meteorologları da anlamış değilim o da ayrı bir konu.... ;)

    • Resmi Gönderi

    Sıcak olmayan yaz nerede @>>>WinteR<<< hocam?
    her sene bir önceki yazın artısını fazlasını yaşıyoruz, İzmir zaten doğal sauna mübarek.
    Eline bir sabun birde kese al sabunlana sabunlana dolaş :)

    • Resmi Gönderi

    vik7xf.jpg

    İstanbul-1954 kışından bir enstantane. Muhtemelen eminönü civarları ;)

    2nsaljm.jpg
    İstanbul-Beykoz civarı boğaz buzlarla kaplı :)

    • Resmi Gönderi

    Harici İçerik youtu.be
    Dış kaynaklardan gömülen içerik, izniniz olmadan görüntülenmeyecektir.
    Harici içeriğin etkinleştirilmesi yoluyla, kişisel verilerin üçüncü şahıs platformlarına aktarılabileceğini kabul edersiniz. Gizlilik politikamızda bununla ilgili daha fazla bilgi verdik.

    sanırım ispanyolca 1956 kışına ait

    • Resmi Gönderi

    Harici İçerik youtu.be
    Dış kaynaklardan gömülen içerik, izniniz olmadan görüntülenmeyecektir.
    Harici içeriğin etkinleştirilmesi yoluyla, kişisel verilerin üçüncü şahıs platformlarına aktarılabileceğini kabul edersiniz. Gizlilik politikamızda bununla ilgili daha fazla bilgi verdik.

    1954 kışı onlar için de efsane olmuş sanırım izleyin süper İspanya/Malaga ve civarı anlatıyor.

    • Resmi Gönderi

    Çok eski de değil ama buldum yazmışız biyerlere :)
    2012 kışından İzmir,Aydın,Manisa notları
    2 şubat 2012
    İzmir kara teslim oldu
    İzmir, Manisa ve Aydın'da sabah saatlerinde başlayan kar yağışı, Ege kentlerini beyaza bürüdü.
    İzmir'de 10 yıl sonra ilk kez, örtü bırakır şekilde ise 21 yıl aradan sonra bu sabah yağmaya başlayan kar, etkisini sürdürüyor. Karın keyfini yaşamak isteyen İzmirliler, meydanlarda ve parklarda kartopu oynadı.
    Yıllar sonra gelen yağışı kentte bazı olumsuzlukları da beraberinde getirdi. İzmir Adnan Menderes Havalimanı'nda yağış nedeniyle bazı uçak seferleri gecikmeli olarak yapıldı.
    Havalimanı yetkilileri,yağışının pisti etkilemesi nedeniyle zaman zaman uçuş trafiğinde gecikmeler yaşandığını, ancak şu ana İzmir kalkışlı uçuşlarda iptal olmadığını söyledi.
    EN SON ETKİLİ1991'DE YAĞDI
    İzmir'de en son etkili yağışı 29 Aralık 1991 yılında görülmüş, bu tarihte kent merkezindeki kalınlığı 3 santimetre olarak ölçülmüştü.
    Meteoroloji Bölge Müdürü Murat Şahin, "En son 21 yıl önce kent merkezi 3 santimetre tuttu. Bu sabah başlayan yağışla kent merkezinde 1 santimetre, ilçelerde ise 2- 3 santimetre civarında tuttu. Çok uzun yıllardır ilk kez İzmir'in tamamınayağıyor. 2000'li yıllarda da hemen hemen her yıl yağışı gözlenmiş ancak bunlar lokal" dedi.
    İZMİRLİLER'E HOŞ BİR SÜRPRİZ
    Şahin, yağışının İzmir'i iki haftadır etkileyen soğuk havanın yerini sıcak havaya bırakması sırasında meydana geldiğini dile getirdi. Şahin, "Soğuk hava sıcak havayla karşılaşınca İzmirliler'e hoş bir sürpriz yaptı. Ancak bu sürpriz öğlene kadar sürecek" diye konuştu. Son tahminlere göre yağışı öğleden sonra yerini yağmura bırakacak. Akşam saatlerinde ise İzmir'i kuvvetli yağış bekliyor. yağışı öğlen saatlerinde İzmir'i terk edecek, ancak Çanakkale, Manisa ve Balıkesir'de etkisini gün boyu kuvvetli bir şekilde sürdürecek. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü, bu iller için don ve buzlanma uyarısı verdi.


    AYDIN'A 19 YIL SONRA İLK KEZ YAĞDI
    Türkiye'nin en sıcak illerinden biri olan Aydın'a, 19 yıl aradan sonra yağdı. Kentte en son 1993 yılında görülen yağışını fırsat bilen vatandaşlar, topu oynayarak kışın tadını çıkardı.
    Meteoroloji yetkililerinden alınan bilgiye göre, yağışın ardından kent merkezindeki kalınlığı yer yer 2 santimetreye ulaştı.
    Söke, Koçarlı ve Germencik ilçelerinde de görülen yağışının, öğle saatlerine kadar devam etmesini beklendiğini kaydeden yetkililer, yağışın öğle saatlerinden itibaren ısının artmasıyla yağmura dönüşmesinin tahmin edildiğini bildirdi.
    MANİSA'DA SEVİNCİ
    Ege Bölgesi'nde güne sürpriziyle uyanan illerden Manisa'da da yağışı sevinç yarattı.
    Meteoroloji yetkililerinden alınan bilgiye göre, en son örtü bıraka yağışının 2006 yılında yaşandığı Manisa'da, yağış kent merkezinde ince bir örtüsü bırakırken, Spil Dağı Milli Parkı'nda kalınlığı 30 santimetreye ulaştı.

    • Resmi Gönderi

    BOĞAZI YÜRÜYEREK GEÇMEK ...
    Zaman 1954'ün Şubat ayı. İnsanlar İstanbul Boğazı’nın bir yakasından diğerine, denizin üstünden yürüyerek gidiyorlar.
    O tarihte Tuna’dan Karadeniz’e akan büyük buz blokları Büyükdere, Çengelköy, Kanlıca ve Ortaköy kıyılarını bir buz denizi haline çevirmişti.
    Tarihçiler, İstanbul'un bu tip kışları zaman zaman yaşadığını söylüyorlar. İstanbul yakın tarihimizdeki en şiddetli kışı, tavuk ve kuşların donup bir buzdan heykel haline geldiği söylenen 1929 yılında yaşamış

    İstanbul'un kışları 25 Şubat 2001 tarihli Milliyet Gazetesinde, "Boğaz ve Haliç buz tutmuştu" başlığı altında şu şekilde anlatılmış: "47 yıl önce bu hafta İstanbul Boğazı’nda buz parçaları yüzüyordu. Üstelik bu bir kereye mahsus değildi. İstanbul Boğazı ve Haliç belirli aralıklarla buz tutarmış. Bir de şimdiki kışlara bakın.

    Bundan 47 yıl önce İstanbul Boğazı’nın iki yakasında bulunan Poyrazköy-Rumeli Kavağı arasında denizin üstünden yürümek mümkün olmuştu.
    Hayır, bu hikaye Hz. Musa ve Kızıldeniz macerasının 20’nci yüzyıl versiyonu değil. 24 Şubat 1954’te İstanbul Boğazı’nın sularına bakanlar - 2001 yılında sıkça gördükleri gibi - parlayan güneşin yansımasını değil, buz parçaları ve minyatür buzdağları gördü. Çünkü Tuna’dan Karadeniz’e akan büyük buz blokları uzun seyahatlerine Boğaz’dan devam etmeyi uygun görmüşlerdi.
    Büyükdere, Çengelköy ve Kanlıca kıyıları koyları buzla doldu. Ortaköy önleri de öyle. Ve gerçekten de Poyrazköy ve Rumeli Kavağı arasında yürüyerek karşıdan karşıya geçenler oldu. Vapur seferleri iptal edildi. Buz akımı da marta kadar sürdü.
    Buz üstünde fotoğraf - 24 Şubat 1954’te görünen buz kütleleri yine Boğaz trafiğini aksatmıştı. Meraklılar buz üstünde yürümüş, hatta kimileri sandallara atlayıp bu buz kütlelerinin yanına gitmiş, yanlarında getirdikleri bayrakları dikerek fotoğraf çektirmişlerdi. Bu olayın en önemli yanı ise, bu tarihten sonra böyle bir tecrübenin yaşanmamış olmasıdır.
    Küresel ısınmadan mıdır bilinmez, bu kış İstanbul’da sıcaklık hep mevsim normallerinin üzerinde seyretti. Gazetelerde üç günde bir çıkan "Müthiş soğuk geliyor, kar her yeri vuracak" haberleri hep ıska geçti. Bayram sırasında bol bol edilecek "Nerede o eski bayramlar" muhabbetine ısınma hareketleri dahilinde, gittik tarihçi Eser Tutel’in kapısını çaldık; "Nerede İstanbul’un o eski kışları?" diye sorduk. İşte kimi Tutel’in ağzından dökülen, kimi kitaplarında yazılı eski İstanbul kışları

    • 401 yılında, Bizans İmparatoru Arkadius zamanındaki donma 20 gün sürmüş. 739 yılında bir kez daha... 755’teki kışta ise Karadeniz kıyılarının, bütün Haliç’in, hatta Marmara’nın kuzey kesiminin baştan sona buzlarla kaplandığına dair belgeler var.

    • 763 kışında Haliç’in çevresindeki kıyılar 100 adım mesafeye kadar donmuş. Hem de yer yer 30 metre derinliğe kadar. Karadeniz’deki buzlar çözülürken, kütleler kenetlenince Boğaziçi ve Haliç tıkanmış. Dönemin metinlerinde, insanların ve hayvanların Üsküdar’dan Galata’ya yürüdükleri yazıyor
    • Tam 100 yıl sonra bu hadise yeniden gerçekleşmiş. Sonra 928’de bir daha. Üstelik buzların erimesi dört ay sürmüş. Ardından 934’te bir daha... 1232’de bir daha...
    • İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu’nun himayesine girdikten sonraki ilk büyük don olayı 9 Şubat 1621’de gerçekleşmiş. Yine Boğaziçi ve Haliç donmuş. İnsanlar çoluk çocuk, yaşlı genç demeden Üsküdar’dan Galata’ya yürümüşler; buzların arasında sıkışıp kalan kayıkların arasından geçerek.
    • 1823’te, II. Mahmud padişahken yaşanan dondurucu soğuklarda sadece Haliç değil, şehrin çeşmeleri de donunca halk susuz kalmış.

    • 1878 yılında aynı olay yaşandığında, Osmanlılar, Plevne’de Ruslar’la savaş halindeymiş. Rumeli’yi kırıp geçiren soğuklar nedeniyle Sultan II. Abdülhamid orduya yardım gönderememiş.

    • Günümüzde hayatta olanların anımsayabilecekleri en şiddetli kış 1929 kışıdır. Önce, şubat ayında Haliç dondu. Ardından 1 Mart’ta Karadeniz’den Boğaz’a giren büyük buz kütleleri limanın ağzına yığıldı, şehir hattı vapurları çalışamadı. Sadece Galata Köprüsü-Harem seferleri yapılabildi. Köprü ile Kadıköy arasındaki seferler de aksadı. Buzların üzerinde bulunan, Macar katanalarına ait nal izleri, bu buzların Tuna’dan geldiklerini gösteriyordu.
    Çocukların hokkalarındaki mürekkeplerin bile donduğu, kümeslerde yaşayan tavukların kaskatı kesilerek buzdan heykele döndüğü o günleri yaşayanlar, ağaçlarda donarak dallardan düşecek kuşları kapmak için ağızları açık, ağacın altında bekleyen uyanık sokak kedilerini anlatırlar.

    Uğursuzluk alameti - Haliç’in tümü, Boğaz’ın da bir bölümü donunca tarihçi Vasıf durumu "Deniz 68’de dondu, buzdan bendeniz geçtim" diye nakletti.


    Osmanlı döneminde buz kütleleri Karadeniz’den geldikçe devrin müneccimleri olayı uğursuzluğa yormuşlar, şehri büyük faciaların beklediğine inanmışlar.


    Dönemin şairlerinden Seyyid Haşimi, bu olayla ilgili olarak şu mısra ile olayın geçtiği tarihi Hicri takvime göre de belirtiyordu:


    "Yol oldu Üsküdar’a, bin otuz’da Akdeniz dondu!"


    Şair Neşati ise şöyle yazmış:


    "Lütfen ve mana ana dedi Neşati tarih
    Be meded dondu bin otuzda soğuktan derya!"


    1755 yılında yaşanan soğukta Haliç’in bütün, Boğaz’ın da önemli bir bölümü donunca halk Defterdar ile Sütlüce iskeleleri arasında halk denizi yürüyerek geçmiş. Bu olayı tarihçi Vasıf şöyle naklediyor:


    "Buz üstünden geçen geldi, bana yaz dedi tarihin


    Deniz 68’de dondu, buzdan bendeniz geçtim!"


    İkinci mısrada "bendeniz" kullanılarak yapılan kelime oyununa dikkat."


    Boğazın bir yanından diğerine yürüyerek geçemedik ama lise talebesiyken "Deli Tekin'in" motorsikleti ile donan Ankara Gölbaşı'nın üzerinden geçtik.

    Alıntıdır

    • Resmi Gönderi

    Harici İçerik youtu.be
    Dış kaynaklardan gömülen içerik, izniniz olmadan görüntülenmeyecektir.
    Harici içeriğin etkinleştirilmesi yoluyla, kişisel verilerin üçüncü şahıs platformlarına aktarılabileceğini kabul edersiniz. Gizlilik politikamızda bununla ilgili daha fazla bilgi verdik.

    • Resmi Gönderi

    nP9oOOIf.JPG
    1987 ye ait bir fotoğraf ... Google de gezerken rastladım. Çok kahrını çekmiş olan büyük ihtimalle 303 Mercedes veya daha eski modelleri İstanbul'un zamanında şehirler arası veya şehir içinde uzak ilçelere illere giden bir otobüs belki ilk bakışta .. halbuki dili olsa ne derdi ??? Neler anlatırdı o otobüs 87 ye ait ne varsa ... o günün dili olmayan bir şahidi idi o otobüsler belki de ...